başka ülkelere gelince, bir kardeşlik/akranlılık duygusunun paylaşıldığını hissediyorsun, türkiye’de kasabaların, şehirlerin, yörelerin belirlemesi gibi, latin amerika’da ülkeler belirliyor hemşehriliği; latin amerika insanları arasında, aralarındaki farklılıklara ve husumetlere rağmen bir duygudaşlık seziyorsun. abd söz konusu olduğunda, dünya küresel bir monarşiye dönüşüyor -senin adın da küreselleşme benimki de, bundan böyle senin adın küresel monarşileşme olsun- keza avrupa ülkelerinde, balkan ülkelerinde, hiç gitmedim ama, arap dünyasında da yine ayaklarını yerden kesme duygusu yaşatan, paylaşılan bir buralılık duygusu var; türkiyeli olmak kendi topraklarında fazla tanıdık, dışarıda ise fazla yabancı olmak demek. türkiyeliysen eğer, mekânda ve zamanda kendini bütün olarak hissetmen çok zor. galiba türkiye, türkiye´de bile pek dünyalı değil. bütün delileri birkaç koğuşa koymuşlar, türkiye´yi hücreye kapatmışlar. üç tarafı denizlerle çevrili olmak bu demek, bir kıtada olmamak, yalnız kalmak demek. ne büyük bir potansiyel bu, her yerde olabilirsin aynı zamanda, monarşileşmiyorsan tabi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder