23 Nisan 2011 Cumartesi

gün

neden hiç yazmadım buenos aires´in benim için artık sıradanlaştığını? yazacak bir şey kalmadığında mı aklıma geldi? çıkmak istiyorum, gitmek, dünyanın bir ucuna gidince bile gitmek isteyebiliyormuş insan. masallardaki gibi dere tepe dümdüz gidip dünyayı düzleştirmek istiyorum, yine buralarda, latin amerika’da kalmak, ama daha çok dağlar, bayırlar, nehirler, ağaçlar, bulutlar. bulutları çok çok görebileceğim, alabildiğine geniş alanlar. çocuklar... insanlar ne yapıyorlar, nasıl yaşıyorlar, onunla yaşamak. ben nasıl yaşıyorum? nasıl yaşayabilirim? sanki dünya başka bir yöne dönüyormuş gibi olsun. çıkmalıyım, nereden nereye? anne rahminden dünyaya. hadi oradan. 2 peso bahşiş çıkar. 21 peso akşam yemeği. kalamar, iki kokteyl. happy hour. çık git, olanca kirli saçların, uçuklu dudağın, reglin ve beyaz uzun kollu tişörtünle. bira almalı, bir de şarap. orfilla. ev temiz, amelia geldi bugün, yatağın üzerindeki, silmeye uğraştığım regl kanını fark etmiş midir acaba? sana anne diyebilir miyim amelia? şimdilik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder