sara´yla konuştuk, terasta şarap içip bulutları izleyerek, yan dairede kalan, habire gülümseyen, yahudilerle ilgili araştırma yapmak için buenos aires´te olan antropoloji öğrencisi norveçli kızla. onunla konuşurken utandım. habire gülümsemesinden çıkardığım sonuçlardan utandım. yazdıklarımın kolaylığından. panzehir, hikaye. hikaye, panzehir. buenos aires postanesine gittiğimde kendimi masallardaki deniz kızları gibi hissetmiştim, sonra dışarıdaki mors heykelini görmüştüm, onun tersi gibi, o avrupalı kibarlığını görünce dondurmuştum sara´yı heykel gibi, sonra içine girince kendimi deniz kızının evinde gibi hissettim. habire gülümseyen norveçli, antropoloji öğrencisi genç kız. düşünme turizmcisi gibi hissettim sara´yla konuşunca, düşünce süpermarketi gibi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder