çok yağmur yağıyor. az medeniyet bahçesi sırılsıklam oldu ve hiç rüzgar yok neredeyse. daha önce çağırdığımda yüz vermeyen, yalanmaya devam eden, mutfak perdesi suratlı, siyah beyaz kedi yağmur yağmaya başlayınca yanıma geldi. burada sadece bahçelerde, parklarda ve evlerin camlarında kediler var. medeniyet bahçesinin üzerindeki camdan önümde yağmur damlaları süzülüyor. o kadar şiddetli yağıyor ki yağmur, buenos aires gibi araba ve otobüs gürültülerini bahçelerden ve parklardan dahi duyduğun bir şehirde bile şimdi caddelerde otobüs sesleri zor işitiliyordur. uzun, yapağı, püskül saçlar sırılsıklam oldular şimdi, arkadaki insan sesleri de kesildi. iki adam gelip, masamı ileriye çekip korudular beni yağmurdan. üst cam açıkmış, kapattılar. benim çıkıp yürümem lazım şimdi.
ben ağlamıyorum, domuz gibi, tuz gibi, su gibi yağmur yağıyor. dişleri çıkık, çok ince, esmer, uzun saçlı kız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder