tom waits... devrim, patagonya´dan koşa koşa geldi "ölmeden tom waits´i göreceğim" diyerek iyice esmerleşmiş yüzü, kirlenmiş saçları, gülümseyen ağzı, sırtında da dev gibi çantasıyla. konser değil, buenos aires festivali kapsamında sohbet gibi bir şey, ücretsiz. frank zappa ikna etmiş onu, zira onun da belgeselleri var festivalde. e tabi bir, yalnızca bir şarkı da söyleyecek. devrim´e ezgi`yle çok söyledik, "burası buenos aires, tom waits bile olsa kimse geceden yollara düşmez, bilet sırası beklemez" dedik, dinletemedik. tam yatmıştık ki, kalktı gecenin ikisinde, "gideceğim ben" dedi, kalıbımdan utanıp ben de kalktım, corrientes´te bir kahve içip döneriz diye düşündüm. Evet, yirmi otuz kişilik bir sıra vardı gerçekten de ve bu muhtemelen buenos aires tarihinde bir ilktir. fernetlerimizi alıp iliştik biz de buenos airesli rockerların yanına. iyi bir ayrıntı, sohbetin yapılacağı tiyatronun karşısında mc-tuvaletos vardı, yoksa tuvaletos kingos muydu, hatırlamıyorum. elimizde colalı fernetlerimiz, buenos aires’li gençlerle sohbet ede ede bulduk sabahı. ben genellikle devrim´in kucağında uyudum tabi. saat onda kapılar açılıp da biletleri dağıtmaya başladıklarında zorlu mücadelelerden sonra diploma almış gibi hissettim kendimi. bileti aldıktan sonra baktım, mahalle mahalle uzayıp gidiyordu sıra. hayır, tom waits gelmedi, gelip de beklemedi bizimle birlikte bilet için. ben onu bekledim oysa ki. içerideyse dalga geçti bütün dünyayla, elini denize soktuğunda kocaman dalgalar yapan bir adam. bütün denizi hareketlendiren. sonra da görkemlice anırdı gitti. uyku hırsızı. ruh soyguncusu. dıgıdıg dıgıdıg.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder