buenos aires bana hiç görmediğim şehirleri hatırlatıyor; new york’u, paris’i, roma’yı. dünyada ne varsa az biraz var burada. görülecek tek bir şehir olsaydı, buenos aires olabilirdi bu herkesin kendi şehrinin dışında. uzaydan geliyorsan mesela, ya da püripak turistsen. her şey var, ama avrupa çok fazla. en azından sokakları, binaları ve evet insanları da. tek bir mahalle görülecekse de san telmo, bir pazar günü, çok alacalı bulacalı ama, yine de yaşamak neye benzer, dünya nasıl bir yer, insanlar ne diye. pazar günleri sokak panayırları sefaleti de görkemi de kovuyor, ama diğer günler her şey onların hakimiyetinde. san telmo, 1806´da ingilizlerin püskürtüldüğü mahalle olarak aristokrasinin kalesi haline gelmiş; o kolonyel evler, evlerin kocaman girişleri ve avluları, yerlerdeki çılgın mermerler ve taşlar, binaların üstündeki, herhalde 75 m2 bir apartman dairesinin yapımı için ne kadar gerekiyorsa o kadar para harcanan işlemeler, antikacılar, bir de benim gibi kıta avrupasını görmemiş biri için "habermas bundan bahsediyormuş demek" dedirten bir cafe kültürü. sonra 19. yüzyılın sonunda sarıhummadan kaçan aristokrasi recoleta´ya yerleşmiş, kentin şimdiki cicisine. aristokrasinin kocaman evleri oda oda bölünüp yoksul ailelerin barınağı olmuşlar. bazıları benim oturduğum yer gibi restore edilmişler, daire daire turistlere kiralanıyorlar haftalık ya da aylık olarak. diğerleri ise ortak mutfak ve banyo kullanımlı olarak aylığı 400 peso´ya ailelere, artezanlara. sümüklü çocuklar, birbirlerine ya aşık ya da birbirlerinden nefret eden kedi köpekler, genellikle esmer, çok çok hamile kadinlar, latino adamlar, pis perdeler, çamaşırhaneler, duvarlarda çeşit çeşit resimler, çok kirli supermercadolar, köpeğin işemesini bekledikten sonra köpeğin işediği yere ayaklarını basmaktan çekinmeyip çöpleri atan kapıcı kızlar, depresyonun ne olduğunu açıklayıp anlatır gibi pencereleri tuğlalarla örülmüş yıkıntı evler -bir evin penceresi neden tuğlayla örülür ve bir insan neden depresyon geçirir der gibi- arnavut kaldırımlar, duvar yazıları. "orospuyum, mutluyum", "biz lezbiyenler, sizin kızınız, kardeşiniz ve komşunuzuz".
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder